Yapılan araştırmalara göre herhangi bir öğleden sonrada ortalama bir süpermarkette genel stoksuzluk oranı %8 civarında; promosyonlu ürünlerde ise bu oran %15’lere yükseliyor.
Tüketici aradığı ürünü bulamayınca genellikle ya markasını ya da mağazayı değiştiriyor. Sonuç hem üretici, hem de perakendeci için müşteri ve satış kaybı demek.
Önümüzdeki ilk “challenge” karmaşık dağıtım yapısı içinde optimum bulunurluğu sağlamak ve bunu süreklilik içinde başarmak. Bunun için bulunurluğu il-il, perakendeci-perakendeci, distribütör-distribütör, hatta bazen spot piyasayı, hipermarketleri ve toptancıları yönetebilmek. İkinci “challenge” bulunurluğu en etkin tanzim&teşhir stratejileri ile destekleyerek mağaza içinde karar veren alışverişçiyi kendi markamıza yöneltmeyi başarmak.
Dağıtım ve Merchandising verileri istatistiki bir saha bilgisi değil, bir aksiyon uygulama sanatıdır. Çünkü;
Kanal bazında ürün bulunurluğundan hareketle en etkin ürün portföyünü belirlemenizi ve stoksuzluk dolayısı ile satış kaybı yaşamamanızı sağlar.
Rafta önyüz payı takibi ile en etkin raf yönetimi ve planogramını belirler.
Tarihi ge çmiş ürün bulunurluğu takibi ile uygulanabilir ve sürdürülebilir ürün iade stratejileri geliştirir.
Rakiplere kıyasla ek teşhirlerin, POP malzemelerinin ve kampanyaların mağaza içinde hangi değerli alanlarda bulunduğundan hareketle farklı kanallar için farklı tanzim & teşhir stratejileri önerir.
Tüm bu verileri satış performans&skorlama takip sistemleriniz ile birlikte değerlendirerek satış başarılarınızı destekler. |